8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü, bu yıl sadece kutlamalarla değil, tarihin tozlu sayfalarından süzülüp gelen bir direniş öyküsüyle anıldı. Epik Sanat Tiyatrosu, hazırladığı özel gösterimle 1857’de New York’ta yanan o meşaleyi bugünün sahnesine taşıdı.
“129 Kadın İşçinin Anısı Sahneye Taşındı”
Tiyatro topluluğu, 8 Mart’ın tarihsel kökenlerini temel alan performansında, ABD’nin New York kentinde daha iyi çalışma koşulları için greve çıkan ve fabrikaya kilitlenerek can veren 129 kadın işçinin trajik öyküsünü izleyiciyle buluşturdu. Oyun, 1910 yılında Kopenhag’da Clara Zetkin’in önerisiyle başlayan ve 1921’de Moskova’da son şeklini alan “Dünya Emekçi Kadınlar Günü”nün tarihsel sürecini epik bir dille ele alıyor.
“Sanatla Gelen Farkındalık”
Epik Sanat Tiyatrosu yetkilileri, oyunun amacını şu sözlerle ifade etti: “8 Mart, sadece çiçeklerle kutlanacak bir gün değil; emeğin, hak arayışının ve büyük bir mücadelenin simgesidir. Bizler, o gün fabrikada barikatlar ardında can veren kadınların sesini, sanatın gücüyle bugüne duyurmak istedik.”
“İzleyiciden Tam Not”
Sahnelenen oyun, izleyiciler tarafından büyük bir ilgi ve duygu yoğunluğuyla karşılandı. Dönemin ruhunu yansıtan kostümler ve etkileyici sahne kurgusuyla dikkat çeken performans, kadının toplumdaki ve iş hayatındaki yerini bir kez daha sorgulattı.











