Son günlerde televizyon ekranlarında bir “hayal tacirliği” furyasıdır gidiyor. Elini çenesine koymuş, yüzünde bilgece bir gülümsemeyle uzaklara bakan o beyefendiyi gördünüz mü?
Hani bize “müjde” veren, “iyi ki” dedirtecek bir yaşam vaat eden o reklamı…
Reklamı gördüğümde önce gözlerim doldu, sonra cüzdanım dile gelip ağlamaya başladı. Gelin, bu “makul” teklifi bir vatandaş gözüyle, o süslü puntoların arasından okuyalım.
”Küçük Bir Peşinat”: Sadece Birkaç Milyonluk Detay!
Reklamda kocaman harflerle bir rakam: 3.900.000 TL peşinat. Reklamı hazırlayanlar sanıyor ki biz akşamları evde oturup çay içerken, çekmecede duran “fazlalık” milyonları nereye gömsek diye düşünüyoruz. Emekli ikramiyesinin bisküvi parasına döndüğü, asgari ücretin kiraya yetmediği bir iklimde; “üç-beş milyon verin, gerisini hallederiz” demek, halkın aklıyla alay etmek değil de nedir?
100 Bin Liralık “Taksitçikler”
Asıl komedi aşağıda başlıyor: “100.000 TL’den başlayan taksitler.” Yahu, bu memlekette kaç kişinin aylık geliri altı haneli rakamlara ulaşıyor? Hangi babayiğit, ayda 100 bin lira ödeme taahhüdüne girer? Eğer darphanenin anahtarı cebinizde değilse, bu taksitler “ev sahibi” yapmaz; ancak “uyku sahibi” yapar, o da kabuslarla bölünmek kaydıyla!
“2027 Teslim, 2050 Borç Bitişi”
Sıfır faizmiş, 48 ay vadeymiş… Sanki bakkaldan ekmek alıyoruz. 2027’de anahtar teslim edilecekmiş ama o anahtarı çevirecek parmağınızda takat kalır mı, orası meçhul.
Açık Konuşalım:
Bu reklam aslında bize ev satmıyor; bize “Siz bittiniz, bu ligden düştünüz” diyor. “Bu fiyatlar makul” diyen zihniyetle, ekmek bulamıyorsanız rezidans alın diyen zihniyet arasında hiçbir fark yoktur.
Bu fırsat bir daha ele geçmezmiş… Doğrudur, çünkü bu gidişle bir dahaki sefere peşinat niyetine böbreklerimizi isteyecekler!
Hayal kurmak bedava olabilir ama o hayalin taksitlerini ödemeye ömür yetmez. Biz yine eski usul, başımızı sokacak bir delik bulduğumuza şükretmeye devam edelim; o ışıltılı binaları da reklamdaki o arkadaş izlemeye devam etsin.







YORUMLAR