Bölgemiz her ne kadar yıllardır bir sanayi kenti olarak anılsa da artık sahip olduğumuz doğal ve kültürel değerleri daha etkin kullanmanın zamanı çoktan geldi. Çünkü günümüzde şehirlerin kalkınmasında tek bir sektöre bağlı kalmak yerine turizm gibi sürdürülebilir ve katma değeri yüksek alanlara yönelmek büyük önem taşıyor.
Bu noktada akla gelen ilk yerlerden biri hiç kuşkusuz Arsuz oluyor. Yüzölçümü bakımından İskenderun’dan bile büyük olan bu güzel ilçe, uzun sahil şeridi, doğal plajları, tarihi dokusu ve eşsiz coğrafyasıyla aslında büyük bir turizm potansiyelini içinde barındırıyor. Ancak kabul etmek gerekir ki Arsuz, turizm yolculuğunun henüz başında ve bu yolun güçlü adımlarla yürünebilmesi için ciddi bir çabaya ihtiyaç var.
Göreve geldiği günden bu yana Arsuz Belediye Başkanı Sami Üstün’ün ortaya koyduğu gayret bu açıdan oldukça önemli. Üstün’ün üst yapıdan önce altyapıya öncelik vermesi, günü kurtaran değil, geleceği inşa eden bir anlayışın göstergesi. Yol, kanalizasyon, çevre düzenlemesi ve planlı kentleşme gibi temel konular çözülmeden turizmde kalıcı başarı yakalamak mümkün değildir. Görünen o ki Sami Başkan, Arsuz adına kalıcı hizmetlerin peşinde ve ilçeyi uzun vadeli bir vizyonla hazırlamaya çalışıyor.
Elbette bu süreçte yerel yönetimin tek başına hareket etmesi yeterli olmaz. Arsuz için topyekûn bir destek şart. Bu noktada Hatay Büyükşehir Belediye Başkanı Mehmet Öntürk’ün yaklaşımını Arsuz adına büyük bir şans olarak görüyorum. Bölgede belki de en az oy aldığı yerlerden biri olmasına rağmen Öntürk’ün Arsuz’a verdiği destek, siyasetin ötesinde bir hizmet anlayışının işareti. Bana göre bu katkılar sadece bugünü değil, Arsuz’un yarınlarını düşünerek atılan adımlardır.
Siyasetin bir kenara bırakılıp samimiyetin ön plana çıkması durumunda kazanan hiç kuşkusuz Arsuz’un geleceği olacaktır. Yerel yönetimlerin uyum içinde çalışması, yatırımcıların önünü açacak ve ilçenin cazibesini artıracaktır.
Peki Arsuz’un turizmde hak ettiği noktaya ulaşması için neler yapılmalı?
Öncelikle planlı bir turizm stratejisi oluşturulmalı. Günübirlik ziyaretlerden öte, konaklama süresini uzatacak projelere ihtiyaç var. Nitelikli oteller, butik işletmeler ve doğayla uyumlu tesisler teşvik edilmeli. Sahil düzenlemeleri modern bir anlayışla ele alınırken, çevrenin korunması da asla ihmal edilmemeli.
Bunun yanında gastronomi turizmi önemli bir fırsat sunuyor. Arsuz’un zengin mutfağı daha fazla tanıtılmalı, festivaller ve kültürel etkinliklerle ilçe dört mevsim canlı tutulmalı. Spor turizmi, bisiklet ve yürüyüş rotaları, su sporları gibi alternatifler de değerlendirilirse Arsuz sadece yaz aylarında değil, yılın tamamında tercih edilen bir destinasyon haline gelebilir.
Tanıtım da en az yatırımlar kadar kritik. Arsuz’un doğal güzellikleri ulusal ve uluslararası platformlarda daha görünür hale getirilmeli. Dijital tanıtım kampanyaları, turizm fuarlarına katılım ve marka şehir çalışmaları bu süreci hızlandıracaktır.
Unutmamak gerekir ki turizm sadece ekonomik bir kazanç değildir; aynı zamanda bir şehrin kimliğini güçlendirir, sosyal hayatı canlandırır ve gelecek nesillere daha yaşanabilir bir kent bırakılmasını sağlar.
Görünen o ki doğru adımlar atılır, iş birliği ruhu korunur ve vizyoner projeler hayata geçirilirse Arsuz yakın gelecekte bölgemizin parlayan turizm yıldızlarından biri olabilir. Bunun için gereken en önemli şey ise ortak akıl ve kararlılıktır.
Çünkü Arsuz’un potansiyeli büyük…
Yeter ki bu potansiyeli birlikte gerçeğe dönüştürelim.
Adnan KİREÇÇİ







YORUMLAR