Hergün 7,5 Milyar TL nereye gidiyor? IMF’ye borcumuz olmayabilir ama faize ödediğimiz milyarlar, emeklinin maaşından, asgari ücretlinin sofrasından kısılıyor! Türkiye, 2026’da her gün 7.5 milyar TL’yi aşan faiz yüküyle boğuşurken, halkın alım gücü eriyor, geleceğimiz ipotek altına alınıyor. İşte bu acı tablonun perde arkası.
Faiz Yükü Katlanıyor: Halkın Sırtına Biniyor!
Devletin borçlanma ihtiyacı her geçen yıl artıyor. 2026 bütçe projeksiyonları ise dudak uçuklatıyor: İç ve dış borçlardan kaynaklanan faiz yükü tam 2,7 trilyon TL’ye ulaşacak! Bu astronomik rakam, günlük hayatımıza şöyle yansıyor:
Günde: Tam 7,5 Milyar TL
Saatte: Yaklaşık 313 Milyon TL
Dakikada: Yaklaşık 5 Milyon TL
Saniyede: Tam 87 Bin TL
Bu ne demek? Emeklinin sofrasından, asgari ücretlinin çocuğunun rızkından kesilen her kuruş, faiz lobilerine akıyor. Biz bu yazıyı okurken bile, binlerce lira “faiz” adı altında buharlaşıp gidiyor.
“Emeklinin ve Asgari Ücretlinin Faturası Ağır”
IMF’ye borç yok” denirken, bu devasa faiz yükünün faturasını kimin ödediği göz ardı ediliyor.
Emekliler hayat pahalılığıyla boğuşurken, maaşları açlık sınırının altında ezilirken, devletin bütçesinin %14,5’i faize gidiyor.
Asgari ücret açlık sınırının altındayken, milyonlarca çalışan ay sonunu getirme derdindeyken, kamu harcamalarının büyük bölümü bankaların kasasına akıyor.
Bu bir kaynak transferidir: Üretmeyen, yatırım yapmayan, sadece borçlanan bir sistemin bedelini en çok dar gelirliler ödüyor.
”Kim Kazanıyor, Kim Kaybediyor?”
Bu vahşi faiz sarmalında kazananlar ve kaybedenler net:
-Milyonlarca Emekli ve Asgari ücretli kaybederken;
Borç veren büyük bankalar ve fonlar kazanıyor…
-İşizler ve dar gelirli vatandaşlar kaybederken;
Büyük tahvil sahipleri kazanıyor…
-Küçük Esnaf ve Üreticiler kaybederken;
Spekülatif sermaye kazanıyor…
-Türkiye’nin geleceği ve Üretim potansiyeli kaybederken;
Uluslararası Finans Kuruluşları kazanıyor…
“Bağımsızlık Sadece IMF’ye Borçsuz Olmak mı?”
Devletimiz, her gün milyarlarca lira faiz öderken, bu borcun anaparasını dahi ödeyemiyor. 2025’in ilk çeyreğinde iç borç ödemelerinin %75’i sadece faize ayrıldı. Bu, bir “faiz sarmalıdır” ve ülkenin ekonomik bağımsızlığını derinden yaralamaktadır.
Asıl düşünmemiz gereken soru şu: IMF’ye borcumuz olmaması gurur verici olabilir, ancak kendi iç mali sistemimizi döndürmek için her gün milyarlarca lira faiz ödemek, gerçek bağımsızlığımızı ne kadar zayıflatıyor?
Adnan KİREÇÇİ







YORUMLAR